sadsad x
asdasd
ZEYTİNYAĞINDA TAĞŞİŞ VE HİLE NEDİR? NASIL ANLAŞILIR?

ZEYTİNYAĞINDA TAĞŞİŞ VE HİLE NEDİR? NASIL ANLAŞILIR?

25 Kasım 2019

Zeytinyağında tağşiş ile ilgili hem sosyal medyada hem de yazılı basın, televizyon gibi kitlesel iletişim mecralarında rastladığımız haberler epey bir süredir zeytinyağı severlerin ve tüketicilerin zihnini karıştırıyor ve markalı zeytinyağı ürünlerini üreten şirketlerin gündeminde en üst sırada yer alıyor. Peki, tağşiş nedir, neden bu kadar önemli, kısaca açıklayalım.

Tağşişin tam anlamı “karışım” demek. Sözlükte yer alan ekonomik anlamı ise; “kıymetli bir şeyi kıymetsiz bir şey ile karıştırma” anlamına gelen “altına bakır karıştırma ve saflığını bozma” olarak belirtilmektedir. Günümüzdeki anlamı ise daha çok gıda alanında tüketicileri aldatmaya yönelik yapılan hileli eylemleri kapsıyor. Bu nedenle hile, kelime anlamı itibarı ile birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, oyun, desise, entrika demek olup, herhangi bir çıkar sağlamak için bir şeye aynı cinsten değersiz bir şey katma anlamına da gelmekte. Örnek vermek gerekirse; arılara glikoz şurubu yedirerek bal üretmek, dana etine tavuk eti karıştırmak, peynir ve tereyağına bitkisel yağ karıştırmak, kırmızı ete soya eti karıştırarak kıyma elde etmek, Antepfıstığı tozuna bezelye tozu karıştırmak, süte su katmak ve natürel sızma zeytinyağına ayçiçek yağı, mısırözü yağı, soya yağı, pamuk yağı ya da fındık yağı gibi farklı bitkisel yağlar ilave ederek elde edilen karışımı “zeytinyağı” adı altında satmak gibi eylemler tüketiciyi aldatmaya yönelik hileli eylemler sınıfına girmektedir. Sonuç itibariyle bu tür eylemler, ambalajdaki etikette yazan yasal bilgi ile ambalajın içindeki ürünün birbirine uygun olmaması anlamına geliyor.

Zeytinyağı ile ilgili sahtecilik olarak tanımlanan taklit ve tağşiş günümüze özgü yeni problemler olmayıp çok eskiden beri yapılmakta. Bunun nedeni zeytinyağının ilk çağlardan beri aranılan bir ürün olması, sağlığımıza yaptığı katkılarla bir yıldız gibi parlaması ve her zaman ekonomik değerinin yüksek olmasıdır. Zeytinyağının, ister natürel sızma olarak tanımlanan en kaliteli sınıfı olsun isterse riviera zeytinyağı olsun, hemen hemen tüm kalite sınıflarında taklit ve tağşiş edilmiş ürünler ile maalesef karşılaşılmaktadır.

Zeytinyağında Tağşiş ve Hile Kaynakları

Zeytinyağına yapılan taklit ve tağşiş kaynaklarını iki ana grupta toplayabiliriz.

İlk grupta, zeytinyağının farklı kaliteleri ile elde edilen tağşişli zeytinyağları yer alıyor. Bu amaçla söz gelimi natürel zeytinyağının içine işlem görmüş rafine zeytinyağı ya da kolon yağı dediğimiz yine ısıl işlem görmüş zeytinyağının ilave edilerek bu karışımın “natürel sızma zeytinyağı” adıyla piyasada satılması hilesidir. Halbuki natürel sızma zeytinyağı; zeytin meyvesinden sadece kırma, yoğurma ve filtreleme gibi mekanik işlemlerle elde edilen ve kesinlikle içine zeytinyağı da olsa başka kalitede bir zeytinyağının karıştırılmaması ve ilave işlem görmemesi gereken, yani tabiri caizse doğrudan meyveden elde edilen bir meyve suyudur. Bu bakımdan natürel sızma zeytinyağında bu tanım dışında yapılabilecek her çeşit uygulama taklit ve tağşiş kapsamına girmektedir.

Bir başka hile yöntemi ise riviera zeytinyağına zeytinin meyvesi sıkıldıktan sonra arta kalan prina dediğimiz yağlı küspedeki prina yağının karıştırılması ve elde edilen ürünün zeytinyağı adı altında satılmasıdır. Bu da yine gıda mevzuatında yer alan bir işlem olmadığı için hile olarak değerlendirilir.

İkinci grupta, zeytinyağına kendi cinsinden olmayan bitkisel kökenli tohum (ayçiçek, soya, pamuk, mısır, yerfıstığı, hardal, susam, haşhaş, fındık) yağlarının katılmasıyla elde edilen yağ karışımları yer almaktadır. Bu tür yağ karışımları yaparak “zeytinyağı” adı altında satmak da tüketiciyi aldatmaya yönelik ve yapanın haksız kazanç sağladığı eylemler sınıfına girmektedir.

Peki, tağşişi ayırt etmek mümkün mü?

Ne yazık ki bu mümkün değil. Ancak laboratuvar ortamında yapılan kimyasal analizlerle bu durum anlaşılabilmekte. Yıllarını yağ işinde geçirmiş insanların bile zeytinyağında tağşişi anlaması çok zor. Zeytinyağının dolapta donmasının o yağın karışım olup olmadığı konusunda bilgi vermeyeceği gibi renginin koyu yeşil ya da açık sarı olması da bir kalite unsuru değildir. Dolayısı ile tavsiyemiz, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) tarafından hile ve tağşişle mücadele için kurulmuş olan “Kalite Kontrol Programı”nı imzalamış markalı ve ambalajlı zeytinyağı üreticisi firmaların ürünlerini tercih etmenizdir.

Kristal Yağları olarak, 2011 yılından beri “UZZK Kalite Kontrol Programı”na imza atmış bulunuyoruz. Bu program çerçevesinde UZZK tarafından yapılan denetimler sonucunda “KRİSTALmarkası ile ürettiğimiz ürünlerin Türk Gıda Kodeksi’ne uygunluğu onaylanmış ve şirketimiz UZZK KALİTE UYGUNLUK BELGESİ almaya hak kazanmıştır.

Kristal Yağları’nın Bornova’daki fabrikasındaki son model analiz cihazlarının kullanıldığı donanımlı ve modern laboratuvar, IOC (International Olive Council/Uluslararası Zeytin Konseyi) tarafından sertifikalandırılmış olup IOC’nin “zeytinyağı analizlerini başarılı şekilde gerçekleştirebilen laboratuvarlar” listesinde yer almaktadır. Laboratuvarımız, her yıl düzenli olarak uygulanan yeterlilik testlerinden başarıyla geçen, sahip olduğu kalite belgeleri ve laboratuvar yeterlilik sertifikaları sayesinde güvenilirliği üst seviyede olan bir laboratuvar konumundadır. Fabrikamıza giren tüm zeytinyağları ürün kabulünden başlayarak ambalajlanıp satışa arz edilinceye kadarki üretim ve kalite zincirinin her aşamasında uzman kadromuz tarafından kimyasal, fiziksel, tat ve nefaseti açısından kontrol edilip onaylandıktan sonra satışa sunulmaktadır. Bu nedenle “80 yıllık tecrübe ve değişmeyen lezzet” ile hem yurt içinde ve hem de yurt dışında 3.üncü kuşak tüketicilerimizle buluşmanın mutluluğuna erişmiş bulunuyoruz.

Fabrikadan mutfağınıza, her zaman güvenilir, ulusal ve uluslararası kalite mevzuatlarına uygun olarak üretilen zeytinyağı ürünlerimizi satın almak isterseniz tıklayınız.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.